RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNE DAYALI ELEKTRİK ÜRETİM TESİSLERİNİN İMAR VE RUHSAT İŞLEMLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİĞE DAİR UYGULAMA REHBERİ VE SIKÇA SORULAN SORULAR HAKKINDA BİLGİ NOTU
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (“Bakanlık”), 24 Ağustos 2026 tarihinde, Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”)'in uygulanmasına yönelik olarak RES-GES İmar ve Ruhsat İşlemlerinde İstenecek Bilgi ve Belgeler Uygulama Rehberi (“Uygulama Rehberi”)'ni ve Sıkça Sorulan Sorular (“SSS”) metnini yayımlamıştır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (“Bakanlık”), 24 Ağustos 2026 tarihinde, Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”)'in uygulanmasına yönelik olarak RES-GES İmar ve Ruhsat İşlemlerinde İstenecek Bilgi ve Belgeler Uygulama Rehberi (“Uygulama Rehberi”)'ni ve Sıkça Sorulan Sorular (“SSS”) metnini yayımlamıştır.
Uygulama Rehberi ve SSS, Yönetmelik uyarınca ön lisans veya üretim lisansı bulunan RES ve GES yatırımları bakımından Bakanlıkça yürütülebilen imar ve parselasyon planı, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı işlemlerine ilişkin başvuru usulü ve sunulacak bilgi ve belgeler ile Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütler hakkında açıklamalara yer vermektedir.
Yönetmelik'e ilişkin olarak daha önce yayımladığımız bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.
Öne Çıkan Hususlar
· Bakanlık'ın Yönetmelik'te belirtilen imar ve ruhsat işlemlerine ilişkin yetkisinin münhasır olmadığı; lisans sahiplerinin işlem bazında Bakanlık'a veya ilgili idareye başvurabileceği teyit edilmiştir.
· Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden önce diğer idareler nezdinde başlatılmış işlemler kendiliğinden Bakanlık'a devredilmeyecektir. Bununla birlikte; sonuçlanmamış başvurular sona erdirilerek Bakanlık'a yeni bir başvuru yapılabilecektir.
· Aynı proje kapsamındaki farklı işlemler farklı idareler nezdinde yürütülebilecektir. Bununla birlikte, Bakanlık'ın yapı kullanma izin belgesi düzenleyebilmesi için yapı ruhsatının da Bakanlık tarafından düzenlenmiş olması gerekmektedir.
· İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bakımından böyle bir bağlantı bulunmamaktadır. Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi başka bir idare tarafından düzenlenmiş olsa dahi işyeri açma ve çalışma ruhsatı için Bakanlık'a başvurulabilecektir.
· İmar planı Bakanlık tarafından onaylanan tesislerde ruhsatsız yapıma başlanması ve yapı ruhsatı Bakanlık tarafından düzenlenen yapılarda ruhsata aykırılık tespit edilmesi hâllerinde İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri kapsamındaki işlemler Bakanlık tarafından tesis edilecek; adres ve numarataj işlemleri ise ilgili idarelerin yetkisinde kalacaktır.
· Bakanlık bünyesindeki İmar Ruhsat Bilgi Yönetim Sistemi devreye girene kadar başvurular, ıslak imzalı dilekçe ve Ek-1 taahhütnamesi ile birlikte kâğıt belge dizini ile Bakanlık'ın Gelen Evrak Birimine elden yapılacaktır. Ayrıca, dosyanın tam sayısal kopyasının salt okunur CD-R/DVD-R üzerinde sunulması gerekmektedir.
· Uygulama Rehberi'nde imar planı, parselasyon planı, imar durum belgesi, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurularında sunulacak belgeler işlem bazında ayrıntılı olarak belirlenmiştir.
· RES'lerin ikinci sınıf, GES'lerin ise kurulu güç ayrımı yapılmaksızın üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese olarak değerlendirileceği açıklığa kavuşturulmuştur.
· Taslak metinde yer alan hizmet bedellerinin nihai metinde yer almaması karşısında, talep veya tahsil edilemeyeceği teyit edilmiştir.
· Yönetmelik'in 9. maddesi kapsamında Bakanlık'a verilen yetkinin parselasyon planlarının onayına ilişkin olduğu ve ifraz ve tevhit işlemlerini kapsamadığı netleştirilmiştir.
Bakanlık’ın Yetkisi Münhasır Olmayıp Başvuru Sahipleri İşlem Bazında Başvuru Merciini Belirleyebilecektir.
Yönetmelik'in hukuki dayanağı olan 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“Kanun”)'un ek 1. maddesinde, ön lisans veya üretim lisansı bulunan RES ve GES'lere ilişkin imar ve ruhsat işlemlerinin “Bakanlıkça da” yürütülebileceği düzenlenmiştir.
SSS'de, Kanun'da kullanılan bu ifadenin Bakanlık'a mevcut yetkili idarelerin yetkilerini ortadan kaldıran münhasır bir yetki vermediği; Bakanlık'ın belediye, büyükşehir belediyesi, il özel idaresi ve diğer ilgili idarelere alternatif bir başvuru mercii olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna göre lisans sahibi, ilgili işlemin niteliğine göre Bakanlık'a veya mevzuat uyarınca yetkili diğer idareye başvurabilecektir. Bununla birlikte SSS'de, yetkisiz bir merciye yapılan başvurunun sırf talep üzerine diğer idareye gönderilmesinin Yönetmelik'te öngörülmüş otomatik bir usul olmadığı; Bakanlık'a yapılan başvurularda öncelikle işlemin Yönetmelik kapsamına girip girmediğinin ve dosyanın mevzuata uygunluğunun inceleneceği ifade edilmiştir.
Bu noktada, SSS kapsamında, Yönetmelik'in İmar Kanunu'nun 4. maddesi hükmünün saklı tutulduğunun vurgulandığı belirtilmelidir. Bu doğrultuda, Yönetmelik kapsamında Bakanlık'a verilen yetki, özel kanunlarla başka kurum veya kurullara verilmiş izin, onay, uygun görüş veya karar alma yetkilerini ortadan kaldırmayacaktır.
Aynı proje bakımından farklı işlemlerin farklı idareler nezdinde yürütülmesi de mümkündür. Örneğin imar planı Bakanlık tarafından onaylanırken yapı ruhsatı ilgili belediye tarafından düzenlenebilecektir. Ancak, Yönetmelik'in 12. maddesi uyarınca Bakanlık'ın yapı kullanma izin belgesi düzenleyebilmesi için yapı ruhsatının da Bakanlık tarafından düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Buna karşılık, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bakımından böyle bir durum söz konusu olmayıp yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi belediye, il özel idaresi veya diğer yetkili idare tarafından düzenlenmiş bir tesis için de işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu Bakanlık'a yapılabilecektir.
Bununla birlikte; yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine ilişkin tadilat ve yenilemeler yalnızca belgeyi düzenleyen idare tarafından yapılabilecektir. Bu nedenle; başvuruların hangi idare nezdinde yürütüleceği belirlenirken yalnızca işlemlerin tamamlanma sürelerinin değil, işlemler arasındaki hukuki bağlantıların ve ileride yapılması gerekebilecek tadilat ve yenilemelerin de dikkate alınması gerektiğini belirtmekte fayda vardır.
Devam Eden Başvurular Kendiliğinden Bakanlık’a Devredilmeyecek, Yeni Bir Başvuru Olarak Ele Alınacaktır.
Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden önce başlatılmış işlemlere ilişkin özel bir geçiş hükmü yer almamaktadır. SSS'de bu nedenle, Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden önce belediye, il özel idaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü veya diğer yetkili idareler nezdinde başlatılmış işlemlerin kendiliğinden Bakanlık'a devredilmeyeceği açıklanmıştır.
Bununla birlikte, henüz sonuçlanmamış bir başvurunun, ilgili idare nezdinde usulüne uygun olarak geri çekilerek Bakanlık'a yeniden sunulması mümkündür. Bu durumda Bakanlık'a yapılacak başvuru, önceki başvurunun devamı veya devri olarak değil, Yönetmelik kapsamında yapılan yeni bir başvuru olarak değerlendirilecektir.
Benzer şekilde, Yönetmelik'in yürürlüğünden önce ilgili idarece onaylanarak askıya çıkarılmış ancak henüz kesinleşmemiş planlar bakımından sürecin zorunlu olarak Bakanlık tarafından devralınması söz konusu olmayıp askı ve itiraz sürecinin ilgili idare nezdinde tamamlanarak planın kesinleştirilmesi mümkündür. Yönetmelik öncesinde ilgili idarece onaylanarak kesinleşmiş imar planlarında Bakanlık tarafından değişiklik yapılması talep edildiğinde ise bu talep, planı geçmişte onaylayan idareden bağımsız olarak, yeni bir imar planı değişikliği olarak değerlendirilecek ve Yönetmelik'in 4 ila 8. maddelerinde düzenlenen planlama, başvuru, onay, ilan ve itiraz usulü uygulanacaktır.
Önceki idare nezdinde alınmış kurum görüşleri, onaylı hâlihazır haritalar ve jeolojik-jeoteknik etüt raporlarının; yürürlükteki mevzuata uygun, güncel ve yeni başvuruya konu işlem bakımından kullanılabilir nitelikte olmaları şartıyla Bakanlık'a yapılacak başvuruda da kullanılabileceği belirtilmiştir. Öte yandan, planlama alanının sınırlarının veya ölçeğinin, ilgili mevzuatın ya da saha koşullarının değişmesi hâlinde mevcut görüşlerin yenilenmesi gerekecektir.
İmar Durum Belgesi Bakanlık Tarafından da Düzenlenebilecektir.
SSS'de, Bakanlık'ın yalnızca kendi onayladığı imar planlarına dayanarak değil, belediye, il özel idaresi veya diğer yetkili idare tarafından onaylanmış yürürlükteki imar planlarına dayanarak da imar durum belgesi düzenleyebileceği açıklanmıştır.
Bunun için belgeye dayanak imar planının yürürlükte, kesinleşmiş ve güncel olması gerekmektedir. Bakanlık, ilgili idareden ayrıca bir görüş istemek yerine; kesinleşmiş nazım ve uygulama imar planları, plan açıklama raporu, Plan İşlem Numarası (PİN), imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporu, parselasyon planı ve dağıtım cetvelleri ile ÇED belgesi gibi kesinleşmiş belgelerin tasdikli örneklerini talep edecektir.
Yürürlükteki imar planının daha sonra değiştirilmesi hâlinde, henüz kullanılmamış veya yeni bir işleme dayanak olacak imar durum belgesinin güncellenmesi gerekebilecektir. Ayrıca imar durum belgesi düzenlenmeden yapı ruhsatı başvurusunun sonuçlandırılması mümkün olmayacaktır.
Yapı Ruhsatına İlişkin Belge ve Muafiyetler Netleştirilmiştir.
Uygulama Rehberi'nde öncelikle tüm işlemlerde ortak başvuru dosyası bilgilerine yer verilmiş, ardından başvuru türüne ilişkin bilgi ve belgeler hususunda bilgi sağlanmıştır. Bu doğrultuda, yapı ruhsatı başvurusu için gerekli proje ve belgeler ayrıntılı olarak sayılmış; tesis bünyesindeki türbin, panel alanı ve yardımcı yapıların her biri için yapı envanteri hazırlanması öngörülmüştür.
Mülkiyet veya kullanım hakkı bakımından Uygulama Rehberi, Yönetmelik'in 11. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda tapu senedini, tapu senedi yerine geçecek belgeyi veya acele kamulaştırma kararına istinaden mahkemece verilen taşınmaza el koyma kararını; GES tesislerinde özel mülkiyete konu taşınmazlar için ise on yıldan az olmayan, üretim lisansı süresiyle uyumlu ve tapuya şerh edilmiş irtifak veya kira sözleşmesini aramaktadır. SSS'de, üretim lisansı süresinin uzatılması hâlinde mevcut kira veya irtifak sözleşmesi yeni lisans süresini karşılamıyorsa taşınmaz üzerindeki kullanım hakkının da yeni lisans süresiyle uyumlu hâle getirilmesi gerekeceği belirtilmiştir. Buna karşılık, orman vasıflı arazilerde orman izni ile Hazine taşınmazlarında kullanma izni veya irtifak hakkı belgelerinin tapu senedi yerine kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya SSS'de Yönetmelik'in 11. maddesinin 3. fıkrası tekrar edilerek yanıt verilmiş; özel kanunlara tabi taşınmazlar bakımından ilgili mevzuatta öngörülen izin, tahsis, irtifak hakkı ve benzeri işlemlerin tamamlanmış ve tevsik edilmiş olması aranmıştır.
Yönetmelik'in 10. maddesinde, GES'lerde imar planı hazırlanması amacıyla gerçekleştirilen jeolojik-jeoteknik etüt çalışmalarının Bakanlık tarafından yeterli görülmesi hâlinde, Bakanlık tarafından düzenlenecek yapı ruhsatı için ayrıca zemin etüt raporu aranmayacağı düzenlenmiştir.
SSS'de bu muafiyetin yalnızca Bakanlık tarafından düzenlenecek yapı ruhsatlarına özgü olduğu açıklanmıştır. Yapı ruhsatının belediye veya il özel idaresinden alınmasının tercih edilmesi hâlinde, zemin etüt raporunun aranıp aranmayacağı İmar Kanunu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde başvurunun yapıldığı idare tarafından değerlendirilecektir.
RES'ler bakımından ise benzer bir muafiyet bulunmamaktadır. Bu nedenle RES yapı ruhsatı başvurularında zemin etüt raporunun sunulması gerekmektedir.
Uygulama Rehberi ayrıca, RES'lerde rüzgâr türbini ve temeli ile GES'lerde güneş panelleri ve panel taşıyıcı sistemleri bakımından mekanik ve elektrik tesisat projelerinin aranmayacağını; ancak idari bina, trafo veya şalt binası, depo, güvenlik yapısı ve diğer yardımcı yapılar için gerekli disiplin projelerinin sunulmaya devam edileceğini açıklamaktadır.
Uygulama Rehberi'nde, eksiksiz başvuru üzerine yapı ruhsatının 30 gün içinde düzenleneceği, eksik veya hatalı kalemlerin tek yazıda bildirileceği ve ruhsat tarihinden itibaren iki yıl içinde yapıya başlanması ile beş yıl içinde yapının tamamlanması gerektiği, aksi hâlde ruhsatın hükümsüz hâle geleceği hatırlatılmıştır. Yapı müteahhidine ilişkin belgeler Yönetmelik'te tek tek sayılmadığından, SSS'de bu belgelerin ilgili yapı ve müteahhitlik mevzuatı çerçevesinde değerlendirileceği ve yapı müteahhidinin geçerli bir yapı müteahhitliği yetki belgesi numarasına sahip olması gerektiği ifade edilmiştir. SSS'de ayrıca, imar uygulaması sonucunda ruhsata konu parselin ada ve parsel numarasının değişmesinin tek başına yapı ruhsatını hükümsüz kılmayacağı; yapı ve ruhsat eki projelerde değişiklik bulunmaması hâlinde mevcut ruhsatın yeni ada ve parsel bilgileriyle güncellenmesinin esas olduğu, yapılaşma koşullarında değişiklik varsa bunun ruhsat bakımından ayrıca değerlendirileceği açıklanmıştır.
Hizmet Bedelleri ve Ek-1 Taahhütnamesi
Yönetmelik taslağında imar ve ruhsat işlemleri için çeşitli hizmet bedelleri öngörülmüş olmakla birlikte bu düzenlemeler nihai Yönetmelik metnine alınmamıştır. SSS'de, yalnızca taslak düzenlemeye dayanılarak herhangi bir hizmet bedelinin talep veya tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, yeni bir mali yükümlülük öngörülmesi hâlinde bunun ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca düzenlenmesi gerektiği açıklanmıştır.
Yönetmelik'in Ek-1'inde yer alan taahhütname ise proje bazında bir defaya mahsus olarak değil, Yönetmelik'in 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Bakanlık nezdinde yürütülecek her bir iş ve işlem için ayrı ayrı sunulacaktır. Uygulama Rehberi'ne göre taahhütname metninin başlık, madde, parantez ve dipnotları dâhil hiçbir kısmı değiştirilemeyecek, metne şart, çekince veya ek açıklama eklenemeyecektir.
İmar Planı ve Parselasyon Süreçleri Açıklığa Kavuşturulmuş Olup Değer Artış Payı Mevzuatının Uygulanabileceği Teyit Edilmiştir.
Uygulama Rehberi'nde nazım ve uygulama imar planlarının birlikte yürütülebileceği ve alınmış kurum görüşlerinin güncel, kapsamlı ve her iki plan ölçeği bakımından karar vermeye yeterli olması hâlinde aynı konuda ikinci kez görüş alınmasının zorunlu olmadığı belirtilmiştir.
Kurum görüşleri bakımından her proje için bütün kurumlara başvurulması gerekmemektedir. Plan müellifi tarafından yapılacak ön inceleme sonucunda yalnızca projenin konumu, teknolojisi veya etkisiyle bağlantılı kurum ve kuruluşlardan görüş alınacaktır.
SSS'de ayrıca; (i) yürürlükteki üst ölçekli planlara uygun olan teklifler bakımından ayrıca üst ölçekli plan değişikliği yapılmasının gerekmediği, (ii) Bakanlık'ın arazi ve arsa düzenlemesine ilişkin yetkisinin İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında hazırlanan parselasyon planlarının onayıyla sınırlı olduğu, (iii) İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamındaki ifraz, tevhit, yola terk, yoldan ihdas ve irtifak hakkı tesisi işlemlerinin bu yetki kapsamında bulunmadığı, (iv) Bakanlık tarafından onaylanacak parselasyon planları için ayrıca belediye encümeni veya il idare kurulu kararı aranmayacağı, (v) kesinleşmiş uygulama imar planı bulunmadan parselasyon planının nihai olarak onaylanmasının ve kesinleştirilmesinin mümkün olmadığı, (vi) parselasyon planları kapsamında talep edilen değişiklik beyannamelerinin onayı ile bunlara ilişkin on beş günlük ilan ve itiraz sürecinin parselasyon planlarının tabi olduğu usule bağlı olduğu, (vii) Bakanlık tarafından kesinleşmiş uygulama imar planına göre yapılacak arazi düzenlemesinde düzenleme sınırı ve düzenleme ortaklık payının uygulanacağı ve (viii) taslakta yer alan lisanslı harita kadastro bürosu şartı nihai metne alınmamış olsa da parselasyon planı ve değişiklik beyannamelerinin ilgili mevzuatta öngörülen teknik yeterliliğe sahip harita mühendisince hazırlanıp imzalanması gerektiği açıklanmıştır.
Önemle belirtmek gerekir ki; imar planı değişikliklerinin Bakanlık tarafından onaylanması, işlemi kendiliğinden değer artış payı uygulamasının dışında bırakmamaktadır. İmar Kanunu'nun ek 8. maddesi ile ilgili ikincil mevzuatta öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde, Bakanlık tarafından onaylanan plan değişiklikleri bakımından da değer artış payı alınabilecektir.
Elektrik Depolama Ünitelerinin Durumu Proje Bazında Değerlendirilecektir.
Yönetmelik'te elektrik depolama ünitelerine ilişkin özel bir tanım veya hüküm bulunmamaktadır. SSS'de, yalnızca Yönetmelik'teki “yardımcı tesis” ifadesinden hareketle bütün elektrik depolama ünitelerinin kendiliğinden Yönetmelik kapsamına girdiği sonucuna ulaşılamayacağı belirtilmiştir.
Bununla birlikte, bir elektrik depolama ünitesinin ilgili RES veya GES'in ayrılmaz bir parçası ya da yardımcı tesisi niteliğinde olması hâlinde Yönetmelik hükümleri söz konusu ünite bakımından da uygulanabilecektir. Bu nedenle depolama ünitelerinin durumu, lisans kapsamı ve tesisle olan teknik ve işlevsel bağlantısı dikkate alınarak proje bazında değerlendirilmelidir.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına İlişkin Uygulama Belirlenmiştir.
Uygulama Rehberi'nde, RES'lerin ikinci sınıf, GES'lerin ise kurulu güç ayrımı yapılmaksızın üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese olarak ele alındığı belirtilmiştir. Başvurular, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 23. maddesi ile Örnek-2 başvuru ve beyan formu üzerinden yürütülecektir.
Sonuç
Uygulama Rehberi ve SSS, Yönetmelik uyarınca Bakanlık nezdinde yürütülecek süreçlere ilişkin açıklamalara yer vermektedir. Bakanlık'ın yetkisinin münhasır olmadığının, devam eden başvuruların kendiliğinden Bakanlık'a devrolmayacağının ve farklı işlemler için farklı başvuru mercilerinin tercih edilebileceğinin açıklanması, yatırımcıların başvuru stratejilerini proje ve işlem bazında belirlemelerine imkân vermektedir.
Uygulama Rehberi ile başvuru dosyalarının kapsamı, sunum yöntemi ve teknik standartları ayrıntılı olarak belirlenmiş; özellikle imar planı, parselasyon, yapı ruhsatı ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı işlemlerinde uygulanacak belge ve inceleme düzeni netleştirilmiştir.
Önemle belirtmek gerekir ki; Bakanlık yolunun tercih edilmesi, özel mevzuattan kaynaklanan izin ve onay yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Üst ölçekli planlara uygunluk, ÇED, orman, tarım, mera, kıyı, kültür ve tabiat varlıkları, ulaşım ve altyapı izinleri ile taşınmaz kullanım haklarının her proje bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Keza Yönetmelik'in 4. maddesinin 8. fıkrası uyarınca 30 gün içinde olumsuz kurum görüşü sunulmaması halinde plan hakkında olumsuz bir görüş olmadığı kabulünün özel mevzuattan kaynaklanan izin ve onay yükümlülükleri bakımından geçerli olmadığı Uygulama Rehberi'nde açıkça belirtilmiştir.
Bu çerçevede lisans sahiplerinin, başvurunun yapılacağı mercii belirlerken yalnızca başvuru sürelerini değil; mevcut işlemlerin durumunu, daha önce alınmış belgelerin güncelliğini, işlemler arasındaki bağlantıları ve ileride ortaya çıkabilecek tadilat ve yenileme ihtiyaçlarını da dikkate alması önem taşımaktadır.
Uygulama Rehberi ve Sıkça Sorulan Sorular için bkz.
Yönetmelik için bkz.
AUTHOR
EDITOR
Seyfullah Faruk Kaya
Attorney
Mehmet Talha Vatan
Avukat




